En berbat şantaj


En berbat şantaj

“Bölünmeyi tartışmak lazım” farklı birşey, suali “Bakalım Türkler, Kürtlerle beraber hayatını sürdürmek talep ediyor mu?”diye formüle etmek farklı birşey. İlki, demokratik açılım sürecinin ek olarak önce günlerinde de meydana konulmuştu. Zamanlaması teşrihe muhtaç meydana gelmesine nazaran, kişilerin her türden fiyati ölçüp biçip tartmasını temin edecek, bugünü kurgularken, gidilebilecek en uç noktayı görerek konuşmasını, davranmasını olası kılacak bir öneriydi.
Fakat Ertuğrul Özkök’ün yaptığı bu değil, o mevzuyu “Bakalım biz, Kürtlerle hayatını sürdürmek talep ediyor muyuz?”diye problematize etmeyi seçim etti.
Halihazırda “Ülkemiz’de çoğalış ‘Kürtlerle hayatını sürdürmek istemiyoruz’ diyen Türkler de başı göstermeye başladı, biri de yüreklilik etmiş, çıkıp yazmış ne var bunda?”diyebilir miyiz? Halihazırda, “Bunların 4 tanesini Taksim’de Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Varlık sebebin ‘şeriat tehlikesi’ olursa

Varlık sebebin ‘şeriat tehlikesi’ olursa

Meydanlardan, “Biz bu konunun çözülmesini istiyoruz” diye seslenmişlerdi, hemen çözülüyor diye kriz yaratıyorlar. Cumhuriyet resepsiyonu öncesinde yeniden CUMHURIYET HALK PARTISI mahreçli ve başörtüsü eksenli bir tatsızlık görünüyor. Muharrem İnce “Katılmayacağız” diyor, Kılıçdaroğlu onu tashih etmekte, ardından perde arkası verileri geliyor; söylenen o ki, Kılıçdaroğlu esasında yalnızca “resepsiyona katılmama hükmünün erken ilan edilmesine” karşın imiş… Ne civarı hazin, bir sistem düşünün ki, resmi ideolojisinin taşıyıcısı meydana gelen bir partinin öncününü dahi takiye inşa etmeye zorluyor.
“Çözülsün, üstelik biz çözelim” demişlerdi, şayet hemen, safları sık sık tutmak yerine uğraş sahasını genişletiyor, kendisine uğraş edilecek alan buluş etmekte CUMHURIYET HALK PARTISI. “Başörtüsünü ilköğretimde de özgür bırakacaklar”, “Başı açık kimse kalmayacak” şayiası oluşturmaya çalışıyorlar. Bu Şekilde bir toplumsal istek yokken, varmış benzeri davranmak provokasyondan yabancı bir birşey değildir. Provokasyonun maksadı da kadınları en berbat Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

DAHA AZ TERS SES EK OLARAK KOCAMAN TÜRKİYE

DAHA AZ TERS SES EK OLARAK KOCAMAN TÜRKİYE

Başbakan “One minute” dediğinde meydana gelen kocaman heyecanın sebebi yalnızca mazlum Filistinlilere duyulan alaka değildi, Arap sempatizanlığı hiç değildi. Birinci Hayat Savaşı sonrasında meydana gelen konjonktüre, “İsrail” isimli bir hükümet oluşsun diye tasarlanmış projelerin Ülkemiz’ye yüklediği bedellere ilişkili olarak bir itirazı, yara almış bir bilinçaltını tetiklemişti “one minute”. Yepyeni harici siyaset vizyonu ve ardı ardına imza adan dik düzeyli uygun fiyat işbirliği protokollerinin en bir sürü heyecanlandırdığı kitlelerin, bu işlerden 5 kuruş dahi kazanmayacak meydana gelen “one minute”ci kitleler olması bir birşey anlatmıyor mu?
AK Parti evrensel ekonomi perspektifini yerelleştirerek, glocal bir terkip elde etti: “Şu işe bir dayanak at Hacım!” kapitalizmi… Win-Win. Bu ekonomi-dış siyaset terkibinin muvaffakiyet kaydetmesi, “Büyük Türkiye” idealine bir parça ek olarak yakınlaşmak ve ulusal gururu okşanan kitlelerin maneviyatını elinde tutmak demek. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Evlad-ı Fatihan’ın Sultanahmet’i katli caiz midir

Evlad-ı Fatihan’ın Sultanahmet’i katli caiz midir

Biri altmış, ötekisi yetmiş bir yaşında iki bayan, Belkıs İbrahimhakkıoğlu ve Ayla Ağabegüm, çoğalış arasında iki ruhsuz, iğrenç ve çirkin gökdelenin göründüğü Sultanahmet minarelerine karşın yerleşik, imzasını topluyorlardı.
Bir grup öğretim görevlisi geldi, ev hanımları geldi, talebeler geldi, ansızın çok duyarlı yazar geldi, dayanak verdiler. Kendilerine Evlad-ı Fatihan diyenlerin Osmanlı mirasına yaptığı saygısızlığa baktılar. Kendilerine Evlad-ı Fatihan diyenlerin, çoktan satın alınmış, ufaltılmış, köreltilmiş illerin “köşeciklerine” dahi göz dikmiş duruma gelmelerinin kederini paylaştılar.
Toplanan imza atar Başbakan’a, Kültür Bakanlığı’na, Megakent Belediye Başkanı’na, “kültür sorunlarına gösterdiği hassaslık nedeniyle”Dışişleri Bakanlığı’na verilecek. Inşallah o meşum Zeytinburnu gökdelenlerinin nam-ı diğer 16:9 konutlarının alakalı katları tıraşlanır, inşallah imzaya açılan metinde de dendiği benzeri “Bu kente çakılacak her Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

KİBRİN ÇEŞİTLERİ

KİBRİN ÇEŞİTLERİ

Ancak iblisin insanoğluna kurduğu en kocaman tuzak meydana gelen böbür oyununun yabancı versiyonları de vardır. Örnek Anadolu çeşidi, “müstağni” olmakla “mürebbi” olmak arasındaki çizgide, “maçoluk”la soslandırılmış bir kıvamdır. Kurabiye yanaklı diplomat, bürokratların, beyaz adamın kibri civarı çiğ ve itici meydana gelmediği, işin içerisinde belli bir süre delikanlılık, belli bir süre ağabeylik de bulundurduğu için kitleler aracılığıyla da taklit edilir. Çoğaltılır. Kopyalanır.
Orijinalini cazip kılan, üstelik tahammül edilebilir yapan basit nosyondan ve nüanslardan da mahrum meydana gelen kopyalar yardımıyla, bir bakmışsınız, böbür de ne, bir mütehakkim lisan almış yürümüş, herkeste bir kabadayı tonlaması hasıl olmuş… Bir bakmışsınız, sağınız solunuz irili ufaklı berbat taklitlerle dolmuş. Öyle ki, bir tenkit yaptığınızda, hoşa gitmeyen bir saptama ortaya koyduğunuzda çoğalış partiden ya da Başbakan’dan değil, onlardan çekinmeniz gerekiyor… Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Eski dostlar, yepyeni üzüntüler

Eski dostlar, yepyeni üzüntüler

Söz konusu Salvador Dali replikasında Yalçın Küçük’ten Alev Alatlı’ya, Türk Solu olarak bilinen “o” mecmuadan Zaytung esprisini anlamadığı amaçlı ipe çekilen Banu Avar’a civarı genişleyen bir girdapta, “sarı türbanı dalgalanıyordu rüzgârda ve Mustafa Kemal’i düşünüyordu ısrarla” düşünü satıyor Twitter’da ve yazılarında. Bir Sürü yaratıcı.
Ex dostum, en az seviyede bir sıkı niyet taşısaydı ve inandırıcı olmak benzeri bir gayesi olsaydı az vicdanlı olabilir, “Milli Görüş’e dönüş”, “Ümmetçilikten milletçiliğe” benzeri ifadeleri seçerdi. Fakat, mizah hissi kuvvetli olanlara has cevval şayet çarpıtmaya meyyal bir zekâya da sahip olduğundan mevzubahis siparişe cevap vermesini beklemiyoruz. Ne de olsa “Duydun mu, hatun küreselleşmeye eleştirel yaklaşıyormuş”, “Duydun mu, hem bir başörtülü hem bir de liberter değilmiş”, “Aaa hem bir başörtülü hem bir İslamcı, bir sürü berbat çok” türünde bir tezvirat herhalde Yön okuru amaçlı dahi kâfi siyahlıkta bir yafta değil. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Myanmar’a ‘erişilebilirlik’ ve ‘şeffaflık’ önerisi

Myanmar’a ‘erişilebilirlik’ ve ‘şeffaflık’ önerisi

Güne damgasını vuran ise başkentimiz Naypidav’a 2.5 saat uzaklıktaki Mektila’da yer alan Türk şehitliğindeki merasim oldu. Tutsak olarak getirildiği Myanmar’dan tekrar Anadolu’ya dönemeyen Koşikavaklı İsmail’in cevapsız olan mektubu, kendisine hiçbir vazife verilmediği takdirde oradaki Türk şehitlerin mezarlarına bakanımız Myanmarlı imam Muhammed Ali’nin ve Myanmarlı tercümanın gözyaşlarına boğulmasına ne sebeple oldu. Davutoğlu şunları söyledi:
“Şimdi biz bu mektuplara, fiilen buraya gelerek bir yanıt getiriyoruz. Diyoruz ki, aziz ve muhterem
şehitlerimiz, Koşikavaklı İsmail, Bigalı Hakkı, Manisalı Muhammed, Konyalı Veli, İstanbullu Ahmet, sizlerin aziz huzurunuzdayız ve size, mektuplarınıza 75 milyondan yanıt getirmek amaçlı buradayız. Biliniz ki siz asla bizim gönlümüzden, zihnimizden ırak olmadınız.” Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Etkisiz Obama Amerika’sının yerini Putin mi dolduracak

Etkisiz Obama Amerika’sının yerini Putin mi dolduracak

DIŞİŞLERİ Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bulgaristan gezisi anında Ukrayna’da meydana gelen gelişmeler üst kısmına Kiev’e geçme sonucuna vardı ve bir dizi iş ziyareti gerçekleştirdi. Ülkedeki karşıt görüşlü siyasetçilerden “Reform İçin Ukrayna Demokratik İttifakı” Öncüsü Vitali Kliçko ile görüşen Davutoğlu, Hükümet Başkan Vekili ve Parlamento Başkanı Oleksandr Turçinov, Başbakan Arseniy Yatsenyuk ve Dışişleri Bakanımız Vekili Andrey Deşitsa ile de toplantı yaptı.
Saatler devam eden diplomatik faaliyetin ek olarak buharı üstünde iken Türkiye’deki bilinen çevreler, “Araplar amaçlı gösterdiğiniz hassasiyeti ne sebeple Katliam Türklerine göstermiyorsunuz!”, “Kırım Türkleri huzursuz, sessizliğinizi görüyorlar!” yahut “Ne işimiz var Katliam’da? Katliam niçin mühim ki?” türü birbirinden 180 derece uzakta izliyen bir tezvirat yarışı yapıyordu. Bazıları da sorunun “Onlar Tatar değil Türk!” ucundan tutmayı seçim etmişti. Halbuki Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Cizre’de neler oluyor

Cizre’de neler oluyor

CİZRE’de yirmi gündür kritik bir gerilim görünüyor. Mahallelerin çevrenine hendekler kazılıyor, yüzü maskeli gençlerin eylemleri hiç noksan olmuyor ve bir ay içerisinde 4 genç öldürüldü. Güven müdürünün bir çok kez değiştiği yetmiyormuş benzeri bir de ne görelim? Hrant Dink davasında gözaltına alınma kararı verilmiş meydana gelen birey, esasında Cizre Güven Müdürü değil miymiş? Akrep ismi verilen zırhlı ve “plakası sökülmüş” otomobillerin varlığı da başlı başına kuşku kaynağı. Hatip Dicle’nin alanda bir gözlemci tarafa gereksinim meydana geldiği istikametindeki izahları ve paralel yapıyı dair sözleri görmezden gelinemez.
Güvenlik, sulh ve esenlik dediğimiz anda Ülkemiz için yaşamsal meydana gelen iki konu görüyoruz. Çözüm süreci ve Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Aktör olmanın bedelleri

Aktör olmanın bedelleri

Nikoliç ya ulus devletlerin egemenlik haklarıyla alakalı bir sürü eskiyen tariflere takılıp kalmış ya da Ülkemiz’nin yurtdışındaki Türkler ve Müslümanların içerisinde bulunduğu leyleğin attığı yavru kaderini değiştirmekle alakalı tasavvurunu tehdit olarak görüyor, görmeden edemiyor.
Prizren kentini ziyaret eden, Türkçe konuşanların hayli kalabalık bir yekûn teşkil ettiği bu Osmanlı ilini içerisine çeken her biri, Kosova ile Ülkemiz’nin tarihsel bağlarına ve yazgı birliği yapmasını gerektiren şartları da solumuş oluyor. Şehir alanındaki köprü, Saraçhane Tekkesi, Sinan Paşa Camii, bu şehrin tarihi, kültürü ve vatandaşları, ulus devletlerin engelleyemeyeceği bir bağ içerisinde olduğumuzu fısıldamakta. Restorasyonu TİKA aracılığıyla yapılmış olan ve açılışını Başbakan’ın yaptığı Sinan Paşa Camii sayesindedir ki, Prizren yine Prizren olmuş vaziyette.
Kosova’nın bağımsızlığını tanıyan ülke sayısı gittikçe çoğalıyor. Fakat ülke eskiyen Doğu Bloku azasi olma kaderinden kurtulmuşsa da imaj ve imkânlar cihetinden hâlâ bir sürü avantajsız bir vaziyette. Tarihi ve kültürel bağlar Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın