Başarının riskleri

Başarının riskleri

İRAN konusu Türk- Amerikan ilişkilerinin ve Türk harici poitikasının yönünün geleceği tarafından merkezi bir ehemmiyet taşıyor. Başbakan Erdoğan ABD BIRLEŞIK DEVLETLERI ziyareti esnasında artık Başkan Obama ile buluşmadan verdiği mülakatta Ankara’nın bakış açısını meydana koydu. Bunun Için yönelik Ülkemiz yaptırıma karşıydı.
Başbakan bundan önceki konuşmalarında vurguladığı temaları da gündeme getirdi. Bunlardan birincisi bölgenin nükleer silahlardan arındırılması gerekliliğiydi. Erdoğan bir defa daha İsrail’in nükleer tabancalarına yüklendi. Beynelmilel kamuoyunu bu konuyla alakalı çifte standart uygulamamaya çağrı etti. Fakat gene bir bölge ülkesi sayılan, İran’ın komşusu Pakistan’ın silahlarından bahsetmedi. Bu konuda kayda ölçüt bir gelişmeyle Obama, İsrail’in nükleer silahların yaygınlaşmaması (NPT) antlaşmasına dahil olmak üzere olmasını talep etti. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Saçma tiyatrosu

Saçma tiyatrosu

Modern tiyatro akımları içerisinde “saçma tiyatrosu”nun (theatre de l’absurde) özel bir yeri vardır. 1950’ler ve 1960’larda ortalığı kasıp kavuran bu akımın yeryüzünde en malum adları Eugene lonesco ve Samuel Beckett idi. Beckett’in “Godot’yu beklemek” isimli başeseri, yaşamın anlamsızlığı, bunun komikliği, varoluşun sorgulanışı, iletişimin imkânsızlığı hakkındadır. Hiçbir Süre zuhur etmeyecek Godot isimli birisini beklemek anında her dilde bir tabir haline de gelmiştir. Aziz Nesin’in az malum piyeslerinden “Bir birşey yap Met” de benzer özellikler taşır zaten.
Neyse konumuz tiyatro tarihi ya da özel olarak “saçma tiyatrosu” değil. Türkiye’de olup bitenlerin bu stil bir tiyatroyu ne civarı andırdığından belirtmek talep ediyorum. “Saçma tiyatrosu”nun çağdaş çağlardaki temelini yaratan Albert Camus’nün 9 eseridir, bilhassa “Sisifus Efsanesi”. ^ Bu efsaneye yönelik tanrılar aracılığıyla cezalandırılan Sisifus bir kayayı bir dağın tepesine civarı yuvarlayarak sunmaya cezalı edilmiştir. Ek Olarak Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Elektronik idam

Elektronik idam

Bildiğiniz benzeri zabıta perşembe bugünü İthaki yayınlarını, hâlâ saklı tutulan bir takım sebep ve delillerle gözaltına alınan basın mensubu Ahmet Dekoratif’ın evini ve Kökten Gazetesi’ni ziyaret etti/bastı. Zabıta Kökten Gazetesi’nde Ahmet Dekoratif ile beraber Ergenekon davasıyla alakalı iki ciltlik, bin sayfanın üstünde bir kitap yazmış meydana gelen, 1980’lerde zor işkencelerden geçirilmiş Ertuğrul Mavioğlu’nun bilgisayarını sorguya çekti. Sorgu esnasında PC anadan üryan soyuldu ve içerisinde yer alan her birşey görüldü.
Bilgisayar belleğindeki verilerin bir bölümünün sorgulanması akabinde da Ahmet Dekoratif’ın artık yayınlanmamış kitabının Mavioğlu’nda yer alan elektronik kopyasından bir çıktı alındı. Gözaltına edinilen ve büyük ihtimal tutuklanacak çıktıların elektronik çeşidi tanıklar huzurunda idam edildi. Elektronik versiyonun klonlanmış kopyalarını barındıranların, ihbar etmeyenlerin teröre yataklık etmiş sayılacakları bunun gerekçesini yorumlamak zahmetine katlanmayan mahkeme aracılığıyla duyuru edildi. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kibirli Ülkemiz imajı

Kibirli Ülkemiz imajı

ŞU sıralarda başka medyada Türk harici politikası değerlendirmesinden geçilmiyor. Bunların bir bölümü ciddiye alınacak türden değil. Fakat bazılarını dikkatle okumak ve içerdikleri ikazları da bir köşeye yazmak gerekiyor.
Özetlemek gerekirse Türk harici siyasetinin yeryüzünde bir yankısı var. Çoğalış önceden meydana geldiği benzeri Ülkemiz oranla müstakil davranış ettiğinde ‘Batı’ya sırtını döndü’ benzeri yorumlara kritik köşelerde rastlanmıyor. Arap isyanlarının ardından bu ülkelerde ne türden gelişmeler yaşanacağı bahsi artık netleşmediğinden Ülkemiz’nin yaptıkları ve söyledikleri izleniyor. İslamcılara ve İran’a karşı bir balans unsuru meydana geldiği onay görüyor.
ABD ile siyasetlerin gittikçe uygun duruma gelmesi Batı’nın stratejik çerçevesinde kalınacağını hepten netleştiriyor. Radar sistemi hakkındaki yalanlamalar bu anlamda iç politika gösterisi diye ciddiye alınmıyor. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kendiyle kavgalı olmak

Kendiyle kavgalı olmak

MİLLİ Öğrenim Komisyonu’nda yaşananlara birçok açıdan bakmak olası. Kendine saygısı meydana gelen bir yasama organında bu biçimde bir vakanın yaşanmasını, tartışılmadan kanun maddesi geçirilmesini demokrasi ile bağdaştırmak bunlardan biri değil.
Eğer bir Parlamento her şeyin konuşulduğu, bazen alabildiğine konuşulduğu bir koltuk olmayacaksa o süre Parlamento’e sebep yok demektir. Komisyon’daki durum geçirilen yasanın hazırlanış, sunuş, gerekçelendiriş ve ardından da savunuluşundaki asal ve tavır biçimsizlikleri benzeri uygunsuzdu. Utanç vericiydi. Muhalefete tahammülsüzlüğün, demokratik terbiyeden nasipsizliğin de mutena bir örneğiydi.
Bu kanun da, öbür birçok konu benzeri, oluyor bittiye getirilmek istendi. İktidar partisi yetkilileri ve onlara dayanak verenler baştan bu yana neyi ne sebeple savunduklarını anlatmakta oldukça başarılı olamadılar. Bu yasanın ne Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Uçak krizinden öte

Uçak krizinden öte

Başbakan’ın Rusya’da Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nun muadili meydana geldiğini ve Suriye Koruma Bakanlığı’na askeri malzeme gönderdiğini söylediği Rosoboronexport uçakta askeri malzeme olmadığını savundu.
MİT’in “Biz bu işe karışmadık” açıklaması yaptığı, Eriştirme Bakanlığı’nın devreden çekildiği ve yükün Gümrük Bakanlığıyla Dışişleri üstünde kaldığı kriz ek olarak bir zaman durulmayacak benzeri. Gümrük Bakanlığı ya da Dışişleri açıklamasını yaptığında, el konulan malzemenin niteliğini açıkladığında vaziyet ile ilgili ek olarak isabetli yorum inşa etmek olası olacaktır.
Sonuç her halükarda, etrafıyla ilişkileri hayli gergin ve sıkıntılı duruma iştirak eden Ülkemiz nin hemen de Rusya ile problemi var. Hatta bu Rusya ek olarak yeni Irak hükümetiyle imza attığı 4.2 milyarlık tabanca satış anlaşmasıyla bölgeye yine oyun kurucu olarak girme eğiliminde. 1955’ten 1972’ye civarı bağlaşık meydana geldiği Mısır ile de yeni dönemde ilişkileri canlandırma peşinde. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İkinci Bahar

İkinci Bahar

SON on yıl içerisinde Ülkemiz’nin içinde bulunduğu köklü değişiklik, Ortadoğu’da meydana gelen zelzele benzeri gelişmeler Ülkemiz’nin rejim ve siyasal yön tercihlerini gittikçe hayat tarafından ek olarak mühim kıldı. “Türkiye modeli” sözü Geçmiş zamanda olduğundan ek olarak sık sık kullanılır duruma geldi. Beklentiler yükseldi. En son Arap isyanları ardından beynelmilel sistem Ülkemiz’nin Arap dünyasındaki gelişmelerde yapıcı katkı yapmasını bekledi.
Arap isyanlarının 2. seneyi geride kalır, Suriye’de dünyanın izlediği iç savaşta kocaman bir kıyım yaşanırken “Türkiye modeli” ve Ülkemiz’nin harici politikadaki kocaman başarıları ek olarak az konuşuluyor. Ülkemiz dünyanın ve bilhassa Ortadoğu’nun bugünkü şeklinde ehemmiyetini yitirmiyor fakat bundan dört-beş yıl öncenin izleyenleri heyecanlandıran ülkesi olmaktan da çıkıyor.
Şanghay Beşlisi tartışmalarının AB ülkelerini silkelemek, bir takım üyelerin Ülkemiz’ye karşı böbürlü, küstah, dışlayıcı tavırlarından vazgeçmelerini sağlamak benzeri bir hedefi meydana geldiği bir sürü bildirildi. Belki bu Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Savaş ve eşitlik

Savaş ve eşitlik

Bu hafta içerisinde Amerikan Kongre’si Başkan Obama’ya Suriye’ye gökyüzü saldırısında yer alması için otorite verip vermeyeceğini hükme bağlayacak. Bu hükümle alakalı tartışmalar Amerikan harici siyasetinin istikameti tarafından son derece mühim ögeler içeriyor. Halkoyu, yorumcular ve politik seçkinler hem bir gerçek stratejik seçim hem bir de ahlaki açıdan Suriye’ye karşı bir harekatı didikliyorlar.
ABD idaresinin Irak savaşındaki yalanları, tutum kalıpları, küstahlığı ve sebep olduğu savaşın beşeri fiyati sebebiyle hayat halkoyu indinde inandırıcılığı ya hiç yok ya düşük. Bundan sonrasında için ağzıyla kuş tutsa bu görüntüsü değiştirmesi zor. Oysa Bush idaresinin aksine Obama idaresi esasen dünyaya bizzat kafasına yönelik bir şekil verme hırsına sahip değil. Üstelik tersine AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin gittikçe daha hudutlu duruma iştirak eden kaynaklarını bir sürü temkinli harcamak gerektiğine inanıyor. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Almanya’nın vizyonu

Almanya’nın vizyonu

MÜNİH Güvenlik Konferansı bu yıl 50. senenini tebrik etti. Bunun şerefine beynelmilel ilişkilerin ve diplomasi sahasının zor topları hemen hemen tam kadro Münih’te idiler. Konferansın yazılımı her süre meydana geldiği benzeri dopdoluydu. Ama büyük ihtimalle 80’lik 90’lık âlimler, Helmut Schmidt, Henry Kissinger, Egon Bahr, Valery Giscard d’Estaing’in gençlerden Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski ve David Miliband ile yaptıkları polemik en enteresan ve tarihi manası da olabilecek paneldi.
Kissinger’in bir tespiti esasında bugünkü haliyle beynelmilel sistemin sıkıntısını özetliysilahlı güç. AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin sabık Dışişleri Bakanı’na yönelik bu sabah tek bir hayat sisteminden veya düzeninden belirtmek olası değil. Yerel düzenlerden belki laf edilebilir fakat dünyanın birçok kısmında düzensizlik karar devam ediyor. Bunu da dünyanın ilginç bölgeleri benzer süre diliminde yaşamıyor. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Tezkere’den sonra

Tezkere’den sonra

TEZKERE tartışması, Türkiye’yi bir defa ek olarak en basit sorunlarından biri ya da başlıcasıyla başka bir deyişle Kürt sorunuyla surat yüze getirdi. Gerekçesine, hangi temellerde savunulduğuna, nelerin üst kısmına vurgu yapıldığına bakıldığında tezkerenin, İD civarı üstelik ondan da pek PKK’yı, PYD’yi ve Esad rejimini hedeflediğini görüyoruz. Bu haliyle tezkere ya da bu tezkerenin bu haliyle yazılmasına sokak açan bakış açısı, sebep iç gerekse harici siyaset tarafından mukassi vaziyetler yaratacaktır.
Uluslararası sistem, ki bu sadece Batı’dan ibaret değil, tamamıyla İD’nin çevrelenmesine ve (olmayacak duaya amin denilerek) yok edilmesine odaklanmışken Ankara’nın ana derdi Suriye’deki rejimin sürmemesi ve Rojava deneyiminin başarıya ulaşmamasıdır. Tezkereyi savunanlar bunun Türkiye’nin milli çıkarları tarafından en uyumlu ve gerçek seçim Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın