Bitiremediğim kitap

Bitiremediğim kitap

Dikkatli ve çabuk bir okuyucuyumdur; geniş kitap okuma alışkanlığım da var fakat bu kitapta yarısına yepyeni ulaştım.
Kitap benim amaçlı yepyeni meydana gelen bir dünyayı anlatıyor ve okuduğum her tümce bana yepyeni bir birşeyler öğretiyor benzeri geliyor. Bu yüzden her cümlenin altını çizerek ve üstünde düşünerek okumamı sürdürüyorum. Bu gidişle yılbaşını bulacağım tamamlamak amaçlı sanırım. Olsun, esasında sona ermesini de istemiyorum, bu sebeple bazen yavaştan da alıyorum.
Kitabın yazarı Alex Ross. New Yorker Dergisi’nin müzik eleştirmeni. Kitabın ismi ise “The Rest is Noise: Listening to the Twentieth Century” (Öbürleri Gürültüydü: 20’nci Asırı Dinlemek). Klasik müziğin ve çoğunlukla müziğin 20’nci yüzyıldaki gelişimi üst kısmına bir iş bu. İçinde teknik meydana gelen bölümler de var elbette ki şayet kitap, teknikler ve metotlarla hudutlu değil. Aksine edebiyat ve öbür zanaat dallarıyla müziğin irtibatlarını, ilişkisini araştırıyor ve dahası 20’nci yüzyıldaki kocaman siyasal ve toplumsal gelişmelerle müzikteki değişimin irtibatını kuruyor. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İsrail-Türkiye savaşı ve Armageddon

İsrail-Türkiye savaşı ve Armageddon

KONULARI ve bölgeyi çok sıkı iyi bilen pekçok birey, bu sabah İsrail’in ne sebeple bu şekilde davrandığını izah etmeye çalışıyor. Tüm bu çabalar çözümsüz kalmaya mahkûm; zira şunlar rasyonel fikir hudutları içinde
kalmaya çalışıyorlar ve nihayetinde bilinemeyenin duvarına çarpıyorlar.
Halbuki İsrail’i ve Amerika’daki yandaşlarını harekete geçiren çoğunuza irrasyonel ve absürt geliyor olacak inançlar ve düşüncelerdir. Bunları anlamadan, bilmeden ne İsrail’i ne Amerika’nın vaziyetini açıklayabiliriz.
Bunu yapabilmek amaçlı ülkelerin saklı tarihlerinden ve ezoterik bilimlerden haberdar olmamız gerekiyor.
Ben meraklısı olduğum amaçlı uzunca yıllardır İsrail’i motive eden saklı inanışların ve hurafelerin incelemesini yaptım. Bu yüzden bu sabah onların işlediği hiçbir insaniyet suçu bana şaşırtıcı gelmek bilmiyor. Bunları bekliyordum zira. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Gelişmeden büyümek

Gelişmeden büyümek

TÜRKİYE Cumhuriyeti tarihini 1923-1938,19391945,1946-1960 benzeri evrelere ayirmak olasıdır. Her çağın kendine has sosyoekonomik koşullarını ele alırsak tarihi tüm olarak ek olarak sıkı anlarız.
Evreleştirme açısından Ülkemiz Cumhuriyeti şu anda son derece enteresan bir dönemden geçiyor. Bunun Için “gelişmeden büyüme evresi” diyebiliriz. Ekonomimiz oranla sıhhatli, büyüme de var şayet bunun bize bir gelişim sağlayıp sağlamadığı yolunda kuşkular da mevcut.
Büyümenin bilgileri uygun fiyat değerlerdir; gelişmenin bilgileri ise sosyolojik olabilmektedir ve bu sebeple ek olarak az elle tutulabilir niteliktedir. Bu yüzden gelişim kriterleri kişiye yönelik değişebilir. Bir insan toplumdaki muhafazakârlaşmayı bir gelişim olarak görebilir ve bu da tartışılmayabilir. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

KIRK7

KIRK7

Jake LaMotta’yı tanımanız gerekmiyor, yalnızca Martin Scorsese’nin harika filmi Raging Bull’u izlemiş olun yeter.
Filmde populer boksörü Robert De Niro harika oynuyor.
LaMotta ringe çıktığında rakibine karşın kendini açar ve onun üstüne üstüne gider. Pekçok yumruk koltuk. Gardını düşürmüş benzeri yapar. Sağlam olduğundan bir çeşitli de devrilmez ve rakibi işin bu gibi aynı ritimde devam edeceğini sanıp yeniden vurmak amaçlı gardını almadan yaklaştığında LaMotta’dan öldürücü katı yumruğu yiyip nakavt olur.
Evet, Ertuğrul Özkök entelektüel yaşamın Jake LaMotta’sıdır. Bir konu seçiyor… O konuda çoğunluğun gerçek bildiğinin, onay edilmişin tamamıyla dışına çıkan bir söylem geliştiriyor; herkesi kızdıracağını, üstüne saldıracaklarını dahi bile söylüyor Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İstihbaratçıya yönelik Amerika’daki savaş hazırlıkları

İstihbaratçıya yönelik Amerika’daki savaş hazırlıkları

O âlemin içinden olanlardan aldığım iletiler ve yaptığım konuşmalardan anıyorum ki, Amerikan yönetici sınıfı Suriye’ye ifade edilecek bir ameliyata bu süreçte ateş gibi bakmıyor. O âlemin seçkinlerinin içinde bulunduğu, ek olarak doğrusu arka semtleri meydana gelen Georgetown, Başkan Barack Obama’yı savaş dair yalnızlığa itiyor. Washington DC’nin bu nezih mahalleninde gökyüzü, Beyaz Saray’ın lehine değil.
Onların itirazları Beyaz Saray’ın karşın karşıya kaldığı ikilemi de gözler önüne seriyor.
Georgetown’un sakinleri, seçici bombalamayla yetinecek ve yalnızca cezalandırma amaçlı meydana gelen bir ameliyatın sonunun felaket olacağını düşünüyorlar. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

21’inci asırda Tarkovski izlenir mi

21’inci asırda Tarkovski izlenir mi

BENCE hayatını sürdüren en kocaman İngiliz dili ustası yazar Geoff Dyer’in “Zona: A Book About a Film About a Journey to a Room” isimli harika kitabını okurken şu sual aklıma geldi. “Acaba çağımızda yepyeni kuşakların, Tarkovski’nin Stalker filmini sonuna civarı sabırla izleyip anlamaları olası mü?”
Buna aynı kafamdaki bir yabancı sual da “Acaba çoğalış Dostoyevski’nin Hata ve Ceza’sını baştan sona tadına vararak okuyabilecek birey var mı?” meydana geldi.
Artık üzgünüm Tarkovski’nin filmini izleyebilecek, Hata ve Ceza’yı okuyabilecek beyinler yok.
Tarkovski benzeri yavaşlıktan, sakinlikten, sabit uzunca çekimlerden zanaat çıkarmış insanın filmi çağımız insanın sabrını zorlar, onların bir bir sürü kez değişim gösteren sahnelere, dinamizme alışmış beyinlerini başkaldırı ettirir. Keza çoğalış hiçbir birey uzunca içerik okuyamıyor.
Marshall McLuhan’ın 1960’lı senelerin sonuna gerçek meydana attığı basın teorileri ve geliyor olacak tahminleri bir bir çıktı. Ben kuramı bu civarı dayanıklı ve geleceğe karşı tahminleri bu civarı isabetli yabancı teorisyen görmedim.
O 1967 senesinde “Medium is the message” diye konuştu. Başka Bir Deyişle “Araç mesajdır” söylemini oluşturdu. “Medya Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sivil itaatsizlik

Sivil itaatsizlik

Demokrasinin meydana geldiği normal ülkelerde bu çeşit bir hüküm son derece rutin ve her biri aracılığıyla “Ne var başka bir deyişle bunda?” diye karşılanan bir birşey.
Ama bizim benzeri anormal totaliter ülkelerde şimdiki iktidar hepimize yıllardır bir ahlak dersi vermeye girişti. Dünya tarzlarımıza karşın geldi ve bizleri hemen hemen bizzat tercihlerimizden, yaşamımızdan utandırmaya çalıştı.
Bir zaman bunu yedik ya da koltuk benzeri gözükmek zorunda kaldık.
Daha saf olanlarımız ise onların bu tavrının hakikaten dürüst sebepleri var sandılar.
Sandılar ki bazıları dürüst dindarlar ve onlar kendilerince hakikaten çeşitli bir ahlak tanımlaması inşa etmek istiyorlar.
Birçok sıkı niyetli insan yalnızca bu sebeple bu iktidara avans tanıdı. Beklediler. “Bakalım işin sonu nereye varacak?” dediler.
Bu arada bizzat tercihlerinden yaşam tarzlarından utanırcasına, korkarak hayatını sürdürmek zorunda kaldılar.
Bu arada onların aradığı benzeri giyinmeyen çocuk kızlarımıza hemen hemen fahişe muamelesi yapıldı.
El ele tutuşmuş yürüyen iki âşık çocuk ahlaksız olarak damgalandı. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Ayn Rand’ı anımsadan olay

Ayn Rand’ı anımsadan olay

AYN Rand’a yönelik değerlerini, ideallerini, hedeflerini, mantığını faydalanarak ve rasyonel tercih inşa ederek davranış eden kişiler bizzat kendilerini başkaları amaçlı feda etmeden, başkalarından da bizzat kendilerini kimse amaçlı feda etmelerini beklemeden yaşarlar, toplumdan takdir ve dayanak beklemeden gerçek bildiklerini yaparlar, hedefe ulaştıklarında da kimseden alkış beklemezler.
Rasyonel bencil birey, ne başkalarını düşünür, ne onların işine karışır, onlardan da benzer tavrı bekler.
Bunlar esasında Kadın Rand’ın kurmuş meydana geldiği “objektivizm” felsefesinin ana noktalarıdır. Ayn Rand, bu felsefesini “Hayatın Kaynağı” (Foun-tainhead) ve “Atlas Silkindi” (Atlas Shrugged) benzeri romanlarında anlatmıştır.
Bence rasyonel bencillik, bir insanın kendisine hayat felsefesi olarak benimsemesi gerekli olan düşüncedir. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Müslüman oyuncunun duası

Müslüman oyuncunun duası

Olay Kansas City Chiefs isimli takımın New England Patriots takımıyla yaptığı Amerikan futbolu karşılaşmasında yaşanmış.
Amerikan futbolunda gol, elde taşınan topun farklı engellemelere nazaran bir çizgiyi aşacak şekilde taşınmasıyla atılıyor. Kansas takımının Hüseyin Abdullah isimli Müslüman oyuncusu, bir sürü dekoratif hareketlerle gol çizgisini aştıktan ardından topu uslu bir şekilde yanına koydu ve namaz kılma pozisyonu alarak alnını yere değdirdi. Bunun üst kısmına orta hakem, oyuncuya hüküm verdi.
Gerçi daha ardından Amerikan Futbol Federasyonu meydana gelen NFL bu kararın hata meydana geldiğini ve futbolcudan özür dilenmesi gerektiğini bilgisini verdi, ama Hıristiyan oyuncuların her golden ardından haç çıkardıkları, dua ettikleri bir kültürel ortamda Müslüman oyuncunun bizzat dinine yönelik dua etmesine gösterilen reaksiyon hem bir manasız hem bir de hiç dekoratif değildi. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Ekonomide sorun

Ekonomide sorun

Yıllardır pekçok hüküm alındı, pekçok şok paket devreye sokuldu. Ancak reel ekonomiyle değil yalnızca onun görüntüleriyle uğraşıldı.
Sonuçta gelinen puan belli. “Artık uyumlu fiyat kriz olmaz”denilirken çoktan bir krize girdik dahi.
Etrafta hakikat temelleri anlatılmayan pekçok kavram uçuşuyor. “Faiz indirilsin”, “İndirilmesin”tartışması bu havada uçuşan kavramların en çarpıcısı.
Herkes ekonomist olmak zorunda değil ve her biri ülke ekonomisinin yapısının çözümlemesini yapıp da ardından dinlemek halinde değil bu tartışmaları.
Faizler ve kurlar ile ilgili kocaman laflar ediliyor ve biz, “Acaba temelde ne oluyor?” diye şaşırıp bakıyoruz. Geçen Gün pekçok uyumlu fiyat birimin sorumlularıyla birbiri ardına zirveler inşa edildi. Bir birşeyler oluyor fakat tam da ne meydana geldiğini kavrayamıyoruz. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın